Kanserde Pro-aktif Tedavi

İnsanların doğduktan sonraki amaçlarından biride; uzun ve sağlıklı yaşamaktır. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Hastalıklar her zaman etkili tedavi edilemeyebilir. Buda ne yazık ki yaşam süresini kısaltmaktadır. Yaşamımızda bazı olumsuzlukları önceden görebilmek (pro-aktif) ve önlem almak bizi avantajlı konuma getirir. Hastalık içinde bu böyledir. İşte burada pro-aktif tedavi kavramı ortaya çıkıyor. Örneğin; hangi kanserin vücuda dağılacağını önceden belirlemek standart tedaviden farklı olarak pro-aktif tedaviyi tercih etmemize imkan sağlar. Buda ölüm ile yaşam arasındaki keskin bir çizgi gibidir.

Gelin bunu daha ayrıntılı inceleyelim;

Kanser cerrahi, ilaç (kemoterapi) veya ışın (radyoterapi) kullanılarak tedavi edilir. İlaç ve ışın tedavisi ameliyattan önce ve/veya sonra uygulanabilmektedir. Bu tedavilerde ki amaç kitlenin yok edilmesi ve daha sonra yeniden ortaya çıkmasının önlenmesidir. Hastanın yaşam süresini, ortaya çıkacak olan yeni kanser dokusu belirler. Eğer yeni kanser dokusu oluşmazsa hasta kansere bağlı ölümden kurtulmuş olur. Kanser tedavi edildikten (ameliyat, ilaç, ışın) sonraki hedef, belirli aralıklarla vücudun taranması ve oluşabilecek yeni kanser dokusunun önceden belirlenmesidir. Yeni oluşan kanser dokusu ya ameliyat yapılan bölgede (lokal nüks) yada uzak organlarda genellikle karaciğer, karın zarı, akciğer, kemik gibi organlarda görülebilir.

Kanserin tedavisinden sonra yeniden ortaya çıkması ki bu her zaman olmamaktadır, birçok nedene bağlıdır.

Bunlardan ilki kanserin cinsi yani kötü huylu (agresif) olanlar tedaviden sonra erken dönemde ortaya çıkabilir.

İkincisi; kanserin evresi. Toplamda 4 evre vardır. Kanserin evresi her organ için farklılık göstermekle birlikte kabaca aşağıdaki gibidir. Birinci evre iyi iken 4. evrede tümör vücudun diğer organlarına (karaciğer karın zarı, kemik akciğer, beyin, lenf nodu gibi) sıçramıştır ve neyazık ki tedaviden çok fayda göremeyecektir. İkinci evrede kanser organın katmanları arasındadır. Üçüncü evrede kanser organın katmanlarında sınırlı iken lenf nodlarında sıçrama vardır. Kanserin evresi arttıkça tedavi zorlaşıyor ve tekrarlama (nüks) ihtimalide artıyor.

Üçüncüsü belkide daha önemli olanı ise ameliyatı yapan cerrahdır. Kanser cerrahisi deneyimli ellerde yapılmazsa tamamen ortadan yok olabilecek olan bir kitle tedavi sonrası karın içerisindeki diğer organlara dağılabilir. Yani Evre 1’de olan bir kanser ameliyat sonrasında Evre 4 olabilir. Kanserli doku ameliyat sırasında cerrahi tekniklere uygun çıkarılmazsa kanser hücreleri diğer organlara dağılabilir. Yani kaba tabirle kaş yapalım derken göz çıkarılabilir.

Kanser dokusu ameliyat sırasında gördüğümüz alanda sınırlı kalmamış olabilir. Bazen kanser hücreleri karın içerisinde dağılmış olabilir ve çıplak gözle bunları cerrah göremez. Bunu saptamak için ileri inceleme gerekmektedir. Ameliyat sırasında karın içerisi serum ile yıkanıp sıvı tahlil için patolojiye gönderilir. Eğer kanser hücreleri saptanırsa standart ameliyattan farklı olarak bu hastalara sıcak kemoterapi uygulanmalıdır. Bu hastalara standart tedavi uygulanırsa ameliyat başarılı bile olsa kısa zamanda hastalık tekrar görülecektir (nüks), belkide ikinci ameliyat şansını kaybedecektir.

Kanser cerrahisi sırasında kanser hücrelerinin karın içerisine dökülmemesi için cerrah özen göstermelidir. Ayrıca cerrah geride kanser dokusu bırakmadığından emin olmalıdır. Eğer bu iki durum varsa standart cerrahi tedavi ile hastanın kansersiz yaşama ihtimali azalır yani ameliyattan sonra kanser tekrarlar. Yine bu hastalarda da sıcak kemoterapi uygulanmalıdır.

Kanser cerrahisi sırasında yukarıda bahsedilen olumsuz durumların hepsinde pro-aktif tedavi ön plana çıkmaktadır. Yani ameliyat sırasında veya ameliyattan önce, tedavi sonrası tekrarlama ihtimali olan kanserli hastalar önceden belirlenerek bu hastalara sıcak kemoterapi uygulanmalıdır. Böylelikle yaşam süresi uzatılabilir.

Sonuç olarak; kötü huylu ve ileri evredeki kanser hastaları; ameliyat sırasında yeterli özen gösterilmediğinde; tedavi edilse bile kısa sürede hastalıkları nüks edecek ve yaşam süresi kısalacaktır. Cerrah olarak bu hastaların önceden veya ameliyat sırasında belirlenerek standart tedaviden farklı olarak sıcak kemoterapi uygulaması; pro-aktif tedavi olarak adlandırılmaktadır.

Bu yazı Kanserde Pro-aktif tedavi kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir