Yumurtalık (over) Kanseri ve Sıcak Kemoterapi

Rahim ve Yumurtalık

Yumurtalar leğen kemiğinin içerisine yerleşmiş fallop tüpü dediğimiz yapı ile rahime bağlanmaktadır. İki adet bulunur. Yumurtaların görevi cinsiyet hormonu dediğimiz östrojen ve progesteronu salgılar ayrıca üreme için gerekli olan yumurta hücrelerini oluşturur.

 

 

Over kanseri genellikle 50-60’lı yaşlarda görülmektedir. Daha önce birinci derece akrabalarında yumurtalık, rahim, meme kanseri olanlarda bu risk daha fazladır. Doğum yapmamış olanlarda, genetik mutasyonu olan yani BRCA 1-2 geni pozitif olan hastalarda, yumurtlamayı artırıcı ilaç kullananlarda, obez yani aşırı kilolu hastalarda over kanseri daha sık görülür. Ancak yukarıdaki durumların varlığında mutlaka over kanseri ortay çıkar diye düşünmemek gerekiyor.

 

Over kanseri yumurtaya bağlanan tüplerden yani fallop tüplerinden gelişir ve zamanla büyüyüp etrafında olan organları sıkıştırarak birtakım belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu belirtiler ne yazık ki bu hastalığa özgü değildir. Örneğin karın ağrısı, makat bölgesine baskı, karında şişkinlik gibi bulgular verebilir. Bu bulguların hepsi iyi huylu bir hastalığa da ait olabilir veya kötü huylu başka bir hastalığa da bağlı olabilir. Bu nedenle hastalar genellikle tedavi için geç kalırlar.

Yumurtalık kanserini gösterecek ne yazık ki özel bir tanı aracı yok, şüphelenildiğinde karın ultrasonu ve ya bilgisayarlı tomografi yardımcı olabilir. Yada kanda kanser belirteci olan CA- 125 düzeylerine bakılabilir.

Tedavide neler yapabiliriz?

Eğer yumurtalık kanseri tanısı konulmuşsa öncelikle kanserin karın içerisine sıçrayıp sıçramadığına bakmamız gerekir. Yani yumurtalık kanserini 4 evrede görebiliriz;

Evre 1’de kanser yumurtalıklara sınırlı kalmıştır, Evre 2’de yumurtalıkları geçerek leğen kemiğinde bulunan rahim ve kalın bağırsağa sıçramıştır. Evre 3’te karın zarına ve lenf düğümlerine sıçramıştır.  Evre 4’ te ise karaciğer ve akciğer gibi uzak organlara sıçramıştır.

Her evrede yapılacak tedavi farklılık göstermektedir. Ancak önemli olan ameliyatın deneğimli ellerde yapılmasıdır. Örneğin evre 1’de tanı almış bir hasta ameliyattan sonra Evre 4 olarak karşımıza gelebilir. Yani kanser çıkarılırken parçalamadan ve etrafındaki organlara bulaştırmadan çıkarmak gerekir.

Evre 1 ve Evre 2’de olan hastalara cerrahi veya kemoterapi uygulanabilir.Ancak Evre 3 ve Evre 4’te olan hastalara özel tedavi uygulamak gerekir. Kitle cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar büyük veya çıkarırken hayati organlara zarar verilecekse önce kemoterapi ile küçültmek gerekir.

Kemoterapi ile küçülttükten sonra özel bir tedavi olan ameliyatla birlikte sıcak kemoterapi (HIPEC) uygulanmalıdır. Biraz daha ayrıntılı açıklayacak olursak. Hasta ameliyat masasına yatırıldıktan sonra karın bölgesine yapılacak olan geniş bir kesi ile tümörün yayılımı değerlendirilir. Karın içerisindeki organlar yani karaciğer, mide, kalın bağırsak, ince bağırsak, omentum ve yumurtalıklar değerlendirilerek puan verilir. Eğer belli bir puanın altında ise yani ameliyat için uygunsa karın içerisindeki tümör çıkarılır. Bu işlem ortalama 6-7 saat sürmektedir.

Karına yapılan geniş bir kesi ile organlar değerlendirilir

 

Daha sonra ikinci aşama olan sıcak kemoterapiye (HIPEC) geçilir; bu işlem ise sabittir ve bir buçuk saat sürmektedir. Buradaki amaç; bizim gözle göremediğimiz küçük kanser hücrelerini öldürmektir. Bu işlemde normalde damardan verilen kemoterapötik ilaçların 42-43 dereceye kadar ısıtılarak karın içerisine verilmesi esasına dayanır. İşlem bittikten sonra hasta yoğun bakıma alınır 1 yada 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra servise geçer oradada ortalama 8-9 gün kaldıktan sonra taburcu edilir.

Sıcak kemoterapi uygulaması HIPEC)